Portakal Ağacı'mın yanındaydım. Gözlerim kapalıydı, karanlık... Açtım, Beyaz Yuvarlak yukarıda. Yarısı yok. Yanımdan taş gidiyor yavaş yavaş... Arka uzantılarıma dokunmuştu gözlerimi açarken. Beyaz Yuvarlak'ın tersi tarafta Sarı Yuvarlak yukarıdaydı sanki...
Yürüyen Taş'ın arkasından başka diğerleri de geliyordu. Hiç hepsini bir arada görmemiştim. Büyük Su'yun olduğu yönden geliyorlardı. Acaba Sarı Yuvarlak Büyük Su'ya mı inmişti... Diğerlerini takip etmeye başladım. Portakal Ağacım benle gelemiyordu, onu arkada bırakmalı mıydım? Arkadaşım geldi, kafasıyla beni itmeye çalışıyordu. Arka uzantılarımın üstünde öylece duruyordum. Olan biteni aklım almıyordu. Diğerleri birbirine saldırmadan, birbirlerine yemeden gidiyorlardı. Kızıl Işık'tan uzağa...
Arkadaşım beyaz kayalarını göstermeye başladı.. Onunla gitmeye karar verdim. Portakal Ağacımdan portakal aldım.
Yürüyen taş arkamızda kalmıştı. Onun da benzerleri vardı. Yanyana gidiyorlardı hepsi. O kalabalığın içinde gözlerim kendi benzerlerini arıyordu. Bunun farkında mıydım o zaman anımsayamıyorum...


