Ya yukarıdaydı, ya aşağıda.. Büyük Su'ya gitmiş olamaz ya. Büyük Yeşilin Ağzı'nda ben vardım zaten... O zaman, ya yukarıdaydı ya da aşağıda... Siyah yukarı gitti ama kalan da Siyah... Yukarı giden Siyah aşağıya inmiş miydi ki.. Ah Portakal Ağacım! Gördüğüm yerlerden sular akmaya başlamıştı yine. Ya neredeydi ağacım...
Büyük Su'ya gitmiştim. Orada da yoktu. Büyük Yeşil'in etrafına, ağzına bakmıştım orada da yoktu...
Ben, ya ben Kızıl Işık'ın içinde kaybolsaydım, ben nereye gidecektim...
Önceden Portakal Ağacımın olduğu yer Kızıl Işık'taki kokudan da berbat kokuyordu.
Orada daha fazla duramamıştım. Büyük Yeşil'in Ağzı'na dönmüştüm. Yerdeki Siyah gidince, o koku gidince geri dönecek miydi ki Portakal Ağacım?
Arkadaşıma sarılıp uyumuşum o günün akşamında.
Gördüğüm şekilleri, gördüğüm renkleri aşıp göremediklerime dalmıştım çoktan...
Yediklerimizin nereye gittiğini kavramıştım, kötü kokuyla arkamızdan çıkıyordu... Ama o çıkanın içinde aradığımda onları bulamamıştım... Sonralarında unuttuğum bu olayı o zamanlarda tekrar hatırlamıştım.
Neresi?
O zamandan sonra o yeri aramaya başlamıştım.
Koku da dağılıyordu yavaş yavaş...



0 Responses to 'Kayıp'
Yorum Gönder